Meyveli Tart

UZUNNNN BİR ARADAN SONRA MERHABA…

Evet kabul ediyorum bloğu baya bir boşladım.Ama yazın gelmesi sebebiyle tatiller, gezmeler, internetsizlik vb. sebeplerle yazamadım.Ama bomba gibi bir tarifle geri döndüm.:)

Yazın öyle çok ağır tatlılar yenilmiyor.Yani en azından benim için.Onun yerine daha hafif sütlü tatlılar tercih ediliyor.Hem sağlık bakımından hemde bizi yazın sıcağında rahatsız etmeyen tatlılar benimde favorim.Bugünde çok güzel ,soğuk, meyveli, kremalı bir tart tarifi paylaşıcam inşallah.Lafı fazla uzatmadan tarife geçelim isterseniz….:)

IMG_1856.JPG

 

MALZEMELER (26 cm tart kalıbı için)

Tart Hamuru İçin;

 

100 gr margarin (soğuk,küp küp doğranmış, becel tereyağı keyfi)

Kreması İçin;

Üzeri İçin;

  • 1 adet şeftali
  • 1 adet armut
  • 2 çorba kaşığı kiraz reçeli şerbeti (veya kayısı,üzüm gibi açık renkli herhangi bir reçelin şerbeti)

tart07

HAZIRLANIŞI

  1. Un ve pudra şekeri rondo veya mutfak robotuna aktarılır.Düşük ayarda çalıştırılarak ara ara yağ parçaları içerisine eklenir.
  2. Yumurta sarısı ilave edilir.Karıştırmaya devam edilir.
  3. Kabartma tozu,vanilya ve su da eklenip karıştırılır.
  4. Hamur un serpili tezgaha boşaltılır ve iyice yoğurulur.
  5. Toparlandıktan sonra, üzeri kapalı şekilde buz dolabında 20-25 dk dinlendirilir.
  6. Hamur biraz açılır (yaklaşık 15-20 cm kadar).Ardından kalıbın içerisine alınır ve avuç içi ile her yerini kaplayacak şekilde yayılır.Kenarları düzeltilir ve 10 dk daha dinlendirilmek üzere yeniden buz dolabına yerleştirilir.
  7. Fırın 175 dereceye ayarlanır.
  8. Dolaptan çıkarılan tart hamuru fırına yerleştirilmeden önce çatal ile delikler açılır,üzerine yağlı kağıt serilir ve yüzeyi kaplayacak kadar bakliyat yağlı kağıt üzerine serpiştirilir.
  9. 5-6 dk kadar bu şekilde pişirildikten sonra,yağlı kağıt ve fasulye alınır ve tekrar fırına yerleştirilerek 8-10 dk daha pişirilir.ardından soğuması için kenara alınır.
  10. Krema için tereyağı, vanilya ve Hindistan cevizi hariç tüm malzemeler bir tencereye alınır ve karıştırılarak pişirilir.Piştikten sonra tereyağı ve vanilya eklenerek elektrikli çırpıcı veya bir çırpma teli ile yağ eriyip iyice karışana kadar çırpılır.Soğuyana kadar ara karıştırılır.Soğuduktan sonra Hindistan cevizi de ilave edilir.
  11. Soğuyan tartın üzerine soğuyan krema dökülerek düzeltilir.
  12. Şeftali ve armut, yaklaşık 2-3mm kalınlığında doğranır ve kremanın üzerine dizilir.
  13. Meyvelerin üzerine pasta fırçası ile reçel şerbeti sürülür.Buz dolabında soğutulduktan sonra servis edilir.

 

NOTLAR

  • Tart hamurunuzun gevrek olmasını istiyorsanız mutlaka hamuru soğutup,önceden ısınmış fırında pişiriniz.
  • Meyvelerin bekleyince kararmasına engel olmak ve lezzet katmak için reçel şerbeti kullandım fakat yine de özellikle armut 4-5 saat sonra biraz karardı.Siz işinizi sağlama almak isterseniz üzeri için tart jölesi veya nişasta ve şekeri su ile pişirip soğuduktan sonra kullanabilirsiniz.
  • Hamurun kıvamı ve pürüzsüz formu ile başarılı olduğunu düşünüyorum.Çikolatalı,limon soslu ve daha bir çok çeşit tart için uygun olacaktır.Mutfakta özgürsünüz,unutmayın :)).
Reklamlar

DOĞUM GÜNÜMDEN…:)

Evet doğum günüm geçeli baya bir oldu fakat burada da paylaşmak istedim.Ben 31 Mayıs doğumluyum.İlkbaharın son günü doğmuşum bu yüzden mi bilmem ilkbaharı çok seviyorum.

Soğuk ve sert rüzgarların yerine serin ve yumuşak bir havanın gelmesini…Çiçeklerin aylarca bekledikleri ve sıkıntılı bir dönemden geçtikten sonra huzura kavuşup filizlenmeleri bana hayatın gerçek yüzünü anımsatır.Sizcede öyle değil mi?Her zorluğun altında bir rahatlık.Her sıkıntının ardında Allah’ın rahmet hazinesinden bir cilve yok mudur? Hayatın düzeni bu şekilde.”Zahmette rahmet vardır” sözüde burdan geliyor olmalı…:) Bende buna inanıyorum bu yüzden elimden geldiğince bu hakikatı düüşünerek sıkıntılara karşı sabr etmeye çalışıyorum.Allah hepimize bu fani dünyadaki geçici sıkıntıların altındaki gerçek hikmetleri görmemizi nasip etsin inşallah…

Evett nerde kalmıştık…:) Hehh doğum günüm.Bu yıl harika bir doğum günü geçirdim.Yoksa doğum günlerimi demeliyim…İlk defa bu kadar çok doğum günün oldu.İlk doğum günüm ve tabiki benim için en duygusal anların yaşandığı zaman dilimiydi.

ANNEMMM…

Anneciğim bana çaktırmadan harika bir pasta hazırlamış.Bu arada annem butik pastacıdır. Instagram’dan takip edebilirsiniz (@lezzetiguzin).Gerçekten benim için çok büyük bir süpriz oldu.Dışarda piknik yapıyorduk bir anda annem elinde pastayla bize doğru geldi.Ben son ana kadar ne olduğunu anlamadım çünki pastanın sipariş olduğunu zannediyordum.İşte sonra bildiğiniz gibi anneme sımsıkı sarıldım…:)


İkinci doğum günüm dışarda bir kafede oldu. Orda da birkaç arkadaşımla birlikte kutladık.Çok güzeldi açık hava olmasıda iyi oldu bol bol fotoğraf çektik:)


Üçüncüsü ve sonuncusu çocukluk arkadaşlarımla birlikte dışarda bir doğum günü kahvaltısı düzenledik.Alaçatı Muhallebicisini bilmeyen yoktur herhalde ortamı şahane tavsiye ederim (Amacım kesinlikle reklam yapmak değil) Birlikte kahvaltı ettik sonrada biraz gezdik harikaydıı…


İşte böyle bu güzel anılarımıda sizinle paylaşmak istedim umarım beğenirsiniz.

İŞTE BENİM HİKAYEM…

Selamunaleyküm…:)
Son günlerde üst üste tarif paylaştım.Bugün daha farklı bir konu hakkında yazmak istiyorum.
LUZDEMİA…
Luzdemia son zamanlarda sosyal medyada çok meşhur olan bir aksesuar markası.Ama diğer aksesuarlardan farklı olarak luzdemia da kendi aksesuarınızı kendiniz tasarlıyorsunuz.Aslında amacım reklam yapmak değil sizlere kendimi daha iyi tanıtmak.Kendi Luzyomunuzu oluşturduğunuz zaman hikayenizi boynunuzda taşımış oluyorsunuz.Bende sadece bana ait olan ve beni yansıtan bu gibi aksesuarları çok seviyorum.O zaman lafı fazla uzatmadan başlayalım.Siparişiniz böyle şirin bir kutuda elinize ulaşıyor.

IMG_1647.jpg

Benim luzyom yuvarlak küçük boy golden rose rengi zincirim ise 80 cm lik. Altı adet sembolüm var.Sitede o kadar çok çeşit var ki seçmekte zorlanıyorsunuz.Benim seçtiğim semboller resimde gördükleriniz.Hepsi benim için bir anlam ifade ediyor ve beni yansıtıyor.Kısa kısa hepsinin benim için ne ifade ettiğini sizlerle paylaşıcam.

IMG_1657.jpg

PAPATYA:

Papatya benim en sevdiğim çiçektir.Bu sembolü görür görmez vuruldum.Aynı zamanda papatya bana zarafeti,letafeti hatırlatan bir çiçek.Abartıdan uzak ama zarif olmak bence hayattaki en güzel meziyet.Bana bu duyguları ifade ettiği için hayatımda papatyanın yeri büyüktür
ÇİKOLATA:
Çikolataaa…:) Diğer yazımıda okuduysanız çikolatasız yaşayamadığımı anlamışssınızdır.Çikolata lezzetiyle beni benden aldığı gibi aynı zamanda hayat felsefem şöyleki;Hayatta da herşeyimiz ölçülü olmalı.Davranışlarımız haraketlerimiz hatta duygularımızın bile belli bir ölçüsü vardır.Aynı çikolatanın yapımında kullanışan kakao gibi:) Eğer kakaonun ölçüsünü kaçırır ve fazla koyarsanız tadı acılaşır.Eğer az koyarsanız lezzeti hissesilmez.İşte bu yüzden de çikolata benim hayat felsefem.Herşeyimle ölçülü olmaya çalışmaya çalışırım:)Bunu başardığım söylenemez ama yine de ölçülü olmak çok önemli bazen sevginin bile ölçülü olması gerekir.Birine gereğinden fazla sevgi gösterirsiniz eğer o kişi gerçekten sevginizi görüp kucaklarsa o zaman doğru kişiye sevgi göstermişsiniz demektir.Ama bazen olur karşınızda kişi sevginizin kıymetini,mahiyetini anlayamaz veya anlamamazlıktan gelebilir. Sonuçta üzülen siz olursunuz.Sevginizi bile tasarruflu kullanmak gerektiğini düşünüyorum:)
FOTOĞRAF MAKİNESİ:
Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.Bildiğiniz üzere blogumda paylaştığım bütün fotoğraflar bana ait.Sadece makinayla değil telefonumdaki kamerayla da her anı çekmeye çalışırım.Bu yüzden anılarımı fotoğraflayıp onları bazen gün yüzüne çıkararak tekrar o anıyı yaşıyormuşçasına mutlu olmak benim için harika bir duygu.
ÇAYDANLIK:
Eğer bir evde her akşam çay demleniyorsa o evde huzur vardır…:) Tabi bu benim düşüncem ama bence çaydanlık aileyi temsil ediyor.Benim ailemde özellikle annem çok çaycı bir insadır.Her akşam mutfakta çayımız demlenir salona bütün aile toplanır ve sohbet edilir.Ailemi bir araya toplayan şeyde bence çaydır.Ne zaman çayın demi biter.Herkes odalarına dağılır..:)Bu yüzden çaydanlıkta ailemi temsil ediyor
KALEM:
Kalem benim için her türlü ilimi temsil ediyor.Sadece fenni ilimler değil dini ve tasavvufi ilimleride içine alıyor.Bende elimden geldiğince birleyler öğrenmeye çalışıyorum.Diğer bir anlamı ise bu blog işi..:) Hayatımda ilk defa bir blog açıyorum.Benim için güzel bir deneyim olucağına inanıyorum o yüzden bu sembolümüde luzyoma ekliyorum.
MOM KALP:
Annemm…
Tabikide annem olmassa olmazım.Anneme fazlasıyla bağlı bir insanım onsuz hiçbir şey yapamadığımı itiraf ediyorum.Evin tek kızı olmamda annemle arkadaşlık ilişkimizi arttırıyor.Annem her konuda bana destek olan hiç bir zaman hevesimi kırmayan ve beni anlayan gençliğin verdiği enerjiye ayak uyduran bir insan.Ayrıca bunun benim için bir espriside var.Ben evde anneme bazen hatta çoğu zaman MOMMYYY diye sesleniyorum her ne kadar o çok fazla hoşlanmasada bana daha samimi ve şirin geliyor ayrıca söylenişi de çok tatlı…:)

IMG_1663.jpg

IMG_1665.jpg

 

BROWNİ AŞKI…

IMG_7572.JPG

Yine başka bir tarifle burdayım.Herhalde Ramazan olduğu için internette gözüm hep tatlılarda.Canım çeksede bakıyorum.Yine gezinirken harika pratik bir tarif buldum.Bu arada şimdi paylaşacağım ve daha birçok tarif için Instagram’dan @lezzetiguzin ‘ i takip edebilirsiniz.Çikolata benim en sevdiğim şey.
Kim sevmez ki…
Latince adı “tanrıların besini” anlamında Theobromocacao olan kakao M.Ö çok önemli bir besin olarak görülürmüş.İlk olarak dövülerek içecek halinde tüketiliyormuş daha sonradan katılaştırılarak kullanılmış.
Ama malesef bize geri dönüşü KALORİ!!! Yapıcak birşey yok 😦
Ancak bir yerde okumuştum sütlü kahvenin yanında bitter çikolata tüketmek çok faydalıymış.Zaten bildiğiniz üzere bitter çikolatanın ölçülü miktarda tüketilmesi çok sağlıklı.Ama sütlü kahvenin yanında tüketilmesinin ömrü bile uzattığı söyleniyor.Bitter çikolatayı sevmeyenler napıcak peki:(
Çikolata’nın tarihi ile ilgili başka bir yazı yazmak istiyorum zaten bu yüzden şimdi Browni tarifime geçelim.Browni bence en güzel çikolatalı kek.Normal çikolatalı kekler bence kuru oluyor.Ama browni gerçekten harika hafif ıslak ağızda dağılıyor ve damakta harika bir tat bırakıyor.Aslında browniye vişne çok yakışıyor fakat ben bu sefer vişneli yapmadım isteyenler ekleyebilir.Vişne damağınızda daha mayhoş bir tat bırakıyor.O zaman tarife geçelim.

BROWNİ:

Malzemeler:
✔️250 gr. sütlü çikolata
✔️100 gr. tereyağ
✔️Yarım çay bardağı süt kreması
✔️4 yumurta
✔️3 çorba kaşığı kakao
✔️1 su bardağı toz şeker
✔️1 paket vanilya
✔️1 fiske tuz(çikolatayı ön plana çıkarmak için)
✔️2 su bardağı un(yumurtaların boyutuna göre miktar azaltılabilir)

HAZIRLANIŞI:

Fırını 170 dereceye ayarlayın, 20 cm. çapında (borcamda pişirilmesi tavsiye edilir) kalıbı yağlı kağıtla kaplayın.Çikolatayı, tereyağı ve krema ile birlikte belmari usulü eritin veya tencereye tereyağ ve kremayı alın kısık ateşte erimeye başlayınca ocaktan alın doğranmış çikolataları ilave edin ve pürüzsüz hale gelene kadar karıştırın.Soğumasını bekleyin toz şekeri ilave edin çırpın.Oda sıcaklığında bekletilen yumurtaları ekleyerek çırpmayı devam edin,kakao ve vanilyayı ekleyin çırpmaya devam edin.Son olarak unu ve tuzu ilave edin çok kısa tekrar çırpın,yağlı kağıt serili kalıba dökün ve fırına verin.Ortalama 20-25 dk pişiyor.Kürdanla kontrol edip pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz.Üzerini istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz.Ben bademle süsledim…:)

AFİYET OLSUN